Karnabahar

Karnabahar, özellikle kronikleşmiş idrar yolları enfeksiyonlarında bilinen en etkili sebzedir. Almanya’da medikal forumlarda karnabahar kürünü önerdiğimde, kronik idrar yolları enfeksiyonlarını yıllardır çeken bayanlardan aldığım e-mailler beni çok mutlu etmiştir. İlk belirttikleri şey antibiyotik tedavilerinin artık kendilerine yardımcı olamaması ve tekrar tekrar idrar yolları enfeksiyonuna yakalanmalarıydı. Ancak, karnabahar kürünü uyguladıktan sonra bu sorunlarından kurtulduklarını mutlulukla belirtmişlerdir.

 

Kronik idrar yolları enfeksiyonuna karşı karnabahar kürü uygulanırken aşırıya kaçmadan bir miktar C-vitamini takviyesi yapmakta fayda vardır. Çünkü alınan ilave C-vitamini idrarı asidik yapacağından, idrar yolları enfeksiyonuna neden olan bakterilerin yok edilmelerinde de yardımcı ve destekleyici rol oynayacaktır. İdrarın asidik olması, idrar yollarındaki bakterilerin çoğalmalarının (üremelerinin) önemli bir oranda yavaşlatılması, durdurulması veya engellenmesi anlamına gelir. Zaman zaman uygulanacak olan karnabahar kürü, özellikle kronik idrar yolları enfeksiyonu şikâyeti olanlara mükemmel bir önleyici çözüm getirebilmektedir.

 

Karnabaharı kullanırken karın bölgesinin çevresindeki 4-5 adet yaprağı da beraberinde pişirmenizde büyük fayda vardır. Çünkü özellikle yapraklarında bol miktarda kansere karşı önleyici gücü olan beş tane koruyucu etkin madde mevcuttur. Bunlar sırasıyla alfa-tokoferol (E-vitamini), caffeic asit, kaempferol, phytic asit ve rutindir. Özellikle E-vitamini ve caffeic asit, yapraklarında daha zengindir. Karnabaharın yaprakları bununla da kalmayıp tam yedi tane kataraktı önleyici (anticataract) etkin madde de içermektedir.

 

Yine karnabaharın yapraklarında bilinen dokuz tane tansiyon düşürücü (hypotensive) aktif madde bulunmaktadır. Bunlardan en önemli iki tanesi alpha-linolenic asit ve tryptophandır. Karnabaharın diğer bir güçlü özelliği de yirmibir tane antioksidan madde içermesidir. Kansere karşı koruyucu antioksidan maddeler yine özellikle yapraklarında yoğunlaşmıştır. Bu nedenle, size önerim karnabaharı kür olarak uygulamaya karar verdiğiniz takdirde bir miktar yapraklarını da kullanmanızdır. Haşladığınız karnabaharın da suyunu atmayınız. Eğer çok az su kullanarak kısık ateşte en fazla beş dakika haşlarsanız, suyunu da servis yapabilir veya içebilirsiniz.

Yapraklarını yemek zorunda değilsiniz, çünkü hemen hemen gerekli tüm etkin maddeler haşlama esnasında fazlasıyla suyuna geçmektedir. Karnabaharın haşlanması esnasında kendine özgü bir koku yayılır. Eğer, o gün karnabahar pişirilmişse, kapıdan içeriye girdiğinizde mutfaktan yayılan kokusundan kolayca anlayabilirsiniz. Şüphesiz, her yemeğin kendine has kokusu vardır. Ancak, karnabaharın pişirilmiş kokusu, pek çok insana hoş gelmemektedir. Kendine özgü bu kokuyu veren, karnabaharda bulunan kükürtlü bileşiklerden kaynaklanmaktadır. Bunlardan bazıları dimethyl sülfid, allyl isothiocynate ve trimethylsülfiddir. Çiğ olarak, tadına bakıldığında çok hafif buruk-acı bir tat algılanır. Bu da, içerdiği sinigrin maddesinden kaynaklanmaktadır.

 

Karnabaharın yapraklarında bu kadar şifalı madde varmış diyerek yemeklerinizde abartılı sayıda karnabahar yaprağı kullanmanıza gerek yoktur. Karnabaharı tansiyon düşürücü bir ilaç olarak da düşünmemek gerekir. Burada vurgulanmak istenen, pazardan aldığınız karnabaharın yapraklarının da ne derece şifalı olduğunu ortaya koymak ve yapraklarının tümüyle atılmasını önlemektir.

 

Karnabahar, enfeksiyonlara karşı etkin ve antibakteriyel özellikte birçok aktif madde içermektedir. Bunlardan bazıları stigmasterolvanillic asitsqualenesinigrinsinapic asitsalicylic asit, quercitrin, quercetindir. Karnabaharda çok az miktarda bulunan ferulik asitse çok yönlü etkin bir maddedir. Bu yönlerinden en önemlileri antibakteriyel (bakteri yok edici), antikanser (kansere karşı koruyucu) ve antialerjik ve de antiviral olmasıdır. Bu etkin madde çok az miktarda bulunur, ancak karnabahardaki diğer bazı aktif maddeler ferulic asidin çok yönlü bir etkin madde olmasını oldukça güçlendirmektedir.

 

Kronik idrar yolları enfeksiyonlarına karşı 
 

250-300 gram karnabahar yaklaşık 750 ml kaynamakta olan klorsuz suya ilave edilir. Ağzı kapalı olarak beş-altı dakika kısık ateşte demlenir. Ilıyınca süzülür. Haşlanmış karnabaharın suyunun yarısı sabah, diğer yarısı da akşam (aç veya tok farketmez) içilir. Her gün taze olarak hazırlanır. Bu uygulama şu şekildedir:

3 x 7U + 3A

7 gün uygulama + 3 gün ara + 7 gün uygulama + 3 gün ara + 7 gün uygulama = Toplam 21 günlük uygulama

 

Bu formülün anlamı şudur: Üç tane yedi gün uygulanıp, her yedinci günün sonunda üç gün ara verilecektir. Toplam yirmibir gün uygulanacak demektir. Her yedinci günün sonunda verilecek olan üçer günlük aralar uygulama süresine dahil değildir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta karnabaharın taze olmasıdır. Pişmiş olan karnabaharı da öğle veya akşam yemeklerinizde salata olarak tüketebilirsiniz. Şikâyetinize göre kürü tekrar edebilirsiniz.
 

Yeni yorum ekle